Geçen haftasonu pek iyi giden havalar boka sardı, evdeyim çok fark edemedim ama kulağımın yanıyla duyuyorum, gök gürlüyor, yağmur yağıyor. Sonra çok şiddetli bir gürleme duydum; ve ses, en tepe noktasına geldiğini ve artık azalacağını düşünürken daha da arttı; sonunda içimi ve camları titreten cehennem gürültüsüne dönüştü. "Ne oluyor?" diye panikle kafamı balkondan yana çevirdiğimde altın sarısı keskin bir ışıltı gördüm, ve aslında akşamdı, hava kararmıştı. Bu durumda ne düşünülür? İlk şüphelendiğim şey "atom bombası" filan oldu :/ Sonra ses kesildi (baya uzun sürdü, yakında gök gürleyince öyle oluyomuş); ve havanın aslında kararmadığını, kapalı olduğu için karanlık gibi göründüğünü, o altın sarısı ışıltının da akşamüstü göğünün bulutların örtmediği kısmından geldiğini anladım. Asıl içimi rahatlatan aşağıdaki çöp kutusunu karıştıran teyzeydi. Hayat devam ediyordu.
Abi Atom bombası mı? :( ülkeyi çok kutuplaştırdılar ondan yaa. ‎- nasti
ya neden atom bombası biliyor musun, atom bombası hep insana o bi anlık düşünmeye izin verecek, olayın kaçınılmazlığını kavrama için boşluk sağlayacak bir felaket gibi geliyor ya ondan. Mesela başka bombalar ya aniden öldürür, ya uzakta patlar ve sana hiç dokunmaz. Gerçi kıyamet de o boşluğu sağlar, kıyametten de şüphelenebilirdim. ‎- doing
@doing tastamam öyle ya. görsel işitsel her türlü ekstravaganzaya kaçarak uzaktan patlayıveriyor, mantar buluta bakarken her bir inç karene bilmem kaçyüz paund kuvvet uygulayacak şok dalgası ile seni daha bu şok dalgası yere düşüremeden önce buharlaştırıverecek ısı yanına varmadan önce bir on saniye tanıyor: son düşünceleri alalım, diyor, nasılım ama diyor? tıpkı son konuşma yapar gibi, aton bonbasının kendisi hakkında düşünebileceğin her şeyi film şeridi gibi aklından geçiriyor "medeniyetimiz kaybetti, maybetti ........" diye hislenirken radyoaktif serpintiye karışıkarışıveriyorsun. ya da bize öyle anlattılar hep. kıyameti ise tam bilemiyorum. ‎- nasti