Bir buçuk iki yıllık mecburi aradan sonra, dün ilk defa Sigara içtim (büyük s ile yazılanı, diğeri yani). Tuhaf bir deneyimdi.
Ara mecburiydi çünkü panik atak. Elimi bile sürmem bir daha diyordum. ‎- doing
ee panik atak? ‎- CatBus
hiç sürme o zaman. bir tane bile içtiğinde devamı geliyor çünkü ‎- Klt'blsı
Ya alkollüydüm, çok değil ama şey hissi var ya, o kadar tatlı bir uyuşukluk/umursamazlık yaşıyorum ki hiçbir şey bana dokunamaz, işte o haldeydim. Dönüyorlardı, bana geldi, lan içsem mi falan derken içtim ‎- doing
umarım tekrarlamazsın -_- (mokum annesine selam verin) ‎- CatBus
Şenlikteydik (arta kalanında daha doğrusu, içine sıçmışlar şenliğin), futbol stadının ortasındaydık. Akşam olunca bi tek stadda insan kalmıştı, diğer sahneler dağılmış. Sahanın çimlerine kurulan derme çatma bir çadırın içinden, dünyanın en boktan ses sistemiyle doksanlar pop çalıyordu, çadırın önünde de sürüyle sarhoş öğrenci hiç umursamadan dans ediyor. Bir tane çam yarması oğlan kadının birini sırtına almış, deve güreşi dansı yapıyorlar, sonra sarhoş insan trenleri oturanları tepeleye tepeleye koşturuyor filan. Ben yanında durduğum insanların bir ikisi haricini tanımıyorum. ‎- doing
Bi arkadaşla beraber başka bi arkadaşın grubuna yanlamıştık. Bu bi arkadaş da panik ataklı, o da sigara içemiyor, bayadır içmemiş filan. Biraz birbirimizi gaza getirdik, "sen içersen ben de içerim" filan diye. Gerçi o bi süre önce gene sarhoşken içmiş bir kere ‎- doing
Bi de su katılmamış gerizekalı olduğumdan, şöyle casual bir puf değil de ayılar gibi fıffft huhhh ffffıııııfffffth ffffıhıhfffffhıfhfıfft diye çektim. ‎- doing
Sigara iyiymiş. Yani tabii rölatif bir şey söyleyemem, ne zamandır içmişliğim yok, ama daha ilk andan sardı sarmaladı. Önce anksiyete geldi. Kafam ısındı, kolum bacağım hafifçe uyuştu. Bütün almaçlarım içime, vücudumdaki en hafif değişikliklere odaklandı. Minicik sinyaller bile sigaranın etkisiyle amplifiye oluyor, ipini koparmış imgelemin çalakalem çizdiği fizyoloji resimleriyle de önemli şeylere dönüşüyorlardı. Yanladığımız gruptaki elemanlar leyşestır siti filan diye futbol filan konuşuyorlar bi de, iyice yabancı hissettim. ‎- doing
Sonra kafası geldi ve aman allahım, bütün o hafif anksiyeteye huzursuzluğa rağmen ne biçim özlemişim yavs! Çenem düştü, karşımdakini kitleyip uzun uzun saçma sapan bir şeyler filan anlatmaya başladım. "Sanki tanrı tam oraya geldiğinde çağ ve üslup değişmiş, vücudun geri kalanını son derece orantılı, ışığa dokuya önem vererek rönesansçılar gibi çizmişken orada elindeki malzemeyi eserinin sağına soluna abartıyla saçan coşkulu modern sanatçı gibi 'al sana et parçası, evet, burası etten bir çiçek olsun, al sana su biraz da!' demiş" filan gibi şeyler. ‎- doing
safdsadf afiyet olsun ‎- nimsi
sigara pr'ı yapıyorsun canım çekti ‎- korkamil
"Sanki tanrı tam oraya geldiğinde çağ ve üslup değişmiş, vücudun geri kalanını son derece orantılı, ışığa dokuya önem vererek rönesansçılar gibi çizmişken orada elindeki malzemeyi eserinin sağına soluna abartıyla saçan coşkulu modern sanatçı gibi 'al sana et parçası, evet, burası etten bir çiçek olsun, al sana su biraz da!' demiş" ÖHA. o ne güzel yazmak o. ‎- CatBus
Sonra bi anda sağanak bastırdı, yüzbinlerce insan spor salonunun önündeki çıkıntıya sığındık. Dört kişi (diğerleri önden gitti) o kalabalığın kenarında, yarımızın ıslanacağı bir yeri zar zor, ittire kaktıra kapabildik. Belediye otobüsü gibi. Kafamız iyi, ikimiz hafifçe anksiyeteyle mücadele ediyoruz, ve dört kişi birbirine dönük, yüzlerimiz arasında yarım metreden az bir mesafe var, bekliyoruz. Arkadaşın şemsiyesinin kenarından diğer arkadaşın kel kafasına şarıl şorul sular dökülüyor, adam umursamıyor, tatlı tatlı konuşuyor filan. Sonra bir taksi çevirdik, donumuza kadar ıslandık. Gruptan koptuk, bara gittik sonra iki anksiyeteli biraz daha içelim diye. ‎- doing
Bar ilaç gibi geldi yav. Şu tepede asılı duran boru sobayı açmışlar, tam altında bir masaya oturup kendimizi kuruttuk, tepeme vuran sıcakla kafam daha bir geldi. Sırasıyla barda çalışan kadını, arkadaşın öyle bir selamlaştığı üç dört kişiyi ve sonra da arkadaşı kitledim. Çenem hiç durmadı. Üstüne bi de dans ettik bi sürü. Resmen gencim ya, genç gibi yaşıyorum hayat bana güzel. ‎- doing