Akif Kurtulus'un ispiyoncu ogrenciye mektubunu okuyunca aklima geldi. Anlatayim.
Halkin cogunlugunun bana ideolojik ve etnik kimligimden dolayi pek iyi gozle bakamdigi bir Orta Anadolu kasabasindaydi ilk gorev yerim olan lise. Daha ilk hafta miydi ay miydi neydi sorusturma yemistim. :-) Sonra cocuklarla arkadas gibi olduk (zaten aramizda kac yas vardi ki?). Evime gelir giderlerdi. Aralarinda idarenin ispiyoncusu da vardi eminim. Her sinfta bile idareninin bir ispiyoncusu vardi. Hic dert etmedim ama. Saklayacak nem vardi ki? Hir gur gecen ilk yilin ardinda ikinci yilin semester tatilinde Izmir'e gitmistim. geldigimde cocuklardan biri dedi" "hocam bizleri Milli Egitime cagirdilar ve sizin hakkinizda bir yazinin altina imza atmamizi istediler. Ama kimse imzalamadi".Kanim donmustu. Korkulu yillardi 1991-1992. Soramadim bile ne yaziyordu ki o kagitta diye. Herhalde tahmini zor degildi. belki onun icin sormamistim. Ama sevincten ve gururdan da gozlerim dolmustu. O gencecik cocuklar (ki cogu benim cehennemlik bir allahsiz komunist olduguma da inaniyorlardi) bir sinif gecme ugruna cok kolay bir yalanin altina imza atabilirlerdi. Atmamislardi, ‎- Elestirel Gunluk

2015-2016 Mokum.place