"Dünkü saldırıda taksi fiyatlarının fırlaması gibi olayların zararını özetleyeyim: Gece araba ayarlayıp insan taşımaya havalimanına gittim. Havalimanından çıkan kalabalığın yürüdüğü yerlerde dolaştım, arabayı park edip bir sürü gruba şehre gitmek isterler mi diye sordum. Güvensizlikten hiçkimse yanaşmadı. Çoğu cevap bile vermeden uzaklaştı. Adanalı birkaç abi kaç lira diye sordu, yardım için dedim inanmadılar. Oradaki polislere gidip "İhtiyacı olanları taşımaya geldim" dedim, hiçbiri yönlendiremedi. Hatta o kadar yanlış yönlendirdiler ki çevrede tur attım. Ülkece şanımız sağolsun genç kadınlara zaten yaklaşmadım bile korkmasınlar diye. Sonunda Yunanlı bir adam güvendi, aldım Taksim'de otellerin oraya bıraktım. Arabanın arkası bomboş harcandı. Yardım bu kadar zor olmamalıydı. Ben dün "Arabaya ihtiyacınız var mı?" sorusunun insanları kaçırdığını gördüm. Yaşamasam da tahmin edebilirdim ama bire bir şahit olmak çok garipmiş. Ha bu arada, ben oraya erişene kadar Twitter çoktan engellendiği için "Ben buradayım, ihtiyacı olanlara ulaştırın" diyemedim. Bu da dipnot olsun." --Ismail Orhan Postalcioglu