“En tehlikeli insan tipi az anlayan çok inanandır” Dūnya tarihsel olarak, her gūn yeniden inançlarla kurulup, inançlarla yıkılıyor… Kuran’ın tamamını okumadan Mūslūman, İncil’i okumadan Hristiyan, Marx’ın tek bir kitabını okumadan Marksist, Bakunin’i okumadan anarşist olanlarla dolu bir dūnyada yaşıyoruz. İnançlar, dūşūnceleri belirliyor. İnançlar, dūşūnceden daha gūçlū. Dūnyayı bu yūzyılda bile inançlar yönetiyor ve determine ediyor; gerçeklik değil. http://dunyalilar.org/en-tehlikeli-insan-tipi-az-anlayan-cok-...
ert.jpg
Sait Çetinoğlu: Asuri-Süryani Soykırımı/Sayfo ve Direnişin Bir Yaşam Biçimine Dönüşmesi Asur İmparatorluğunun dağılmasından itibaren Asuri-Süryani halkıları[i] 2500 yıldır hayatta kalma mücadelesi içinde ve yok olmamak için direnme gerçeği ile karşı karşıyadır. Yakındoğu’daki son Hıristiyan Asuri- Süryani devletleri Gassani (Batı) ve Lahmi (Doğu) kırallılarının İslam’ın yükselişine karşı duramayarak dağılmasıyla birlikte yakındoğu’da Hıristiyan siyasi birliğininin tarih olması. Bölgedeki Hıristiyanlar ve İslam dışındaki halklarla birlikte Asuri-Süryani halkların yaşamı ölüm kalım savaşına dönüşmüştür. Bu nedenle direnişin bu kadim halkın yaşam biçimine sindiğini söylemek yanlış olmaz. https://ermenistan.de/sait-cetinoglu-yazi-asuri-suryani-soyki...
Din Olarak Kapitalizm – Walter Benjamin Kapitalizm bir din olarak görülebilir. Başka bir deyişle kapitalizm esas itibariyle daha önce dinin yanıtladığı benzer endişeleri, ıstırabı ve kaygıyı tatmin etmeye hizmet eder. Weber’in düşündüğü gibi yalnızca dinsel olarak belirlenen bir yapıdan ziyade, aslında dini bir fenomen olarak kapitalizmin dinsel yapısının kanıtı, bugün halen insanları yanlış yoldan sonsuz, evrensel bir polemiğe sürükler. Direndiğimiz ağın rehavetine kapılamayız. Yine de etkili bir görüş daha sonra mümkün olacaktır. http://gecenotlari.wixsite.com/gece-notlari/single-post/2017/...
th41V062PY.jpg
18425299_10211099503435415_8669430490713669303_n.jpg
RAKAM DEĞİL SAYI ‎· jörmün ‎· 10
beni takip ediyorsanız bunu bilmeniz gerek ‎· Barut Komplosu ‎· 1
Pontos Gerçeği 1914-1923 Yılları Arasında Karadeniz’de Yaşananlar http://www.kitapyurdu.com/kitap/pontos-gercegi-amp-19141923-y...
0000000545598-1.jpg
Dağ kokulu Sinanlar çıkar mayıs sabahlarına Haziran güneşi Cevahir’le başlar O çocuklar hep genç hep hayalleriyle kuşatır sokakları http://halkinkurtulusu.net/?p=7783
13339557_1142637119134350_7042534820295507589_n.jpg
19 Mayıs 1919 Karadeniz (Pontos) Rumlarının soykırım simgesidir! – Tuncay Yılmaz http://avrupaforum.org/19-mayis-1919-karadeniz-pontos-rumlari...
19Mayis.jpg
vayy anasına bee. meğer bu bölgede yaşayan pontuslulullar özgürlük savaşçılarıymış ve m. kemal onları yok eden bir osmanlı paşasıyış ha . ama başarılı olamamış ne yazık ki torunları kafalarına beyaz bereler takarak stadlarda hepimiz ogün samastız naraları atmışlar ağızlarından salyalar akıtararak . demek ki neymiş . rumlar ermenilerden nefret ediyormuş . tarih okumalarını bu zillliyet içindeki sığlıkla yapmaya devam ettikçe geleceğimiz nokta aynı girdabın çamurudur . 1919 rumların soykırım simgesi ha . vahh ki ne vahh . yazık yahu mürekkep yalamak bazen gerçekten yan etkileri kusmak olan bir hezeyan olabiliyor demek ki . ‎· eass
enntellektüel birikimin ve sosyopolitik tarih bilincin yoksa hele ki okuma araştırma ve analatik düşünme biçimin yoksa ve en ufak emek sarfetme götün yoksa ne yapacaksın. at boku at boku nasılsa müttefikin haysiyetsiz çoğunluk siyasal islamın kahredici pislik çoğunluğuysa ne gerek var bilgiye birikime at boku yiyecek çok nasılsa . allah akıl fikir versin ne diim ‎· eass
'' Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı “işgalci” dış güçlerle savaşmak üzere değil, içerideki kadim halklara yönelik soykırım ve katliamlar gerçekleştirmek suretiyle Anadolu’nun Türkleştirilmesi hedefiyledir.'' bunu yazmış hasbam yuhh kadar yuhh yahu . bela okumak meşrebimde yok ama bu kadar da aciz olunmaz arkadaş ‎· eass ‎· 1
sosyalist okuma bu değil . bu olsa olsa anca götünden okuma olur ‎· eass ‎· 2
eass bu ülkedeki Hristiyan halklara ne oldu? peki soykırım yoksa ‎· Barut Komplosu ‎· 1
Psikolojik ve Ahlâki Bir Sorun Olarak İtaatsizlik Asırlar boyu krallar, derebeyleri, endüstri patronları ve ana babalar itaat etmenin bir erdem, itaatsizliğin ise ahlâksızlık olduğu tanımında direndiler. Başka bir görüş açısı sunmak için bunun yerine şu tanımı da koyabiliriz: İnsanoğlunun tarihi itaatsizlikle başladı ve ne yazık ki itaatle sona erecektir. İbrani ve Yunan tarihlerine göre, insanoğlunun tarihinin yol göstericisi itaatsizlik eylemi olmuştur. Adem ve Havva, cennette doğanın bir parçası olarak uyum içinde yaşamlarına rağmen, doğanın üstesinden gelmemişlerdi. Ana rahminde ceninin varoluşu gibi doğanın içindeydiler. İnsandılar, ama henüz insan değildiler. Derken bütün bu düzen bir kurala karşı itaatsizlik etmeleriyle değişti. Dünya ile anne arasındaki bağlarını kopararak, göbek bağını keserek insan öncesi uyumdan insan doğdu. Böylece de bağımsızlık ve özgürlük yolunda ilk adım atılmış oldu. İtaatsizlik Adem ile Havva’yı özgür kıldı. Gözlerini açtıklarında birbirlerine yabancı oldukları gibi dış dünya da onlara yabancı ve düşmancaydı. İtaatsizlik doğa ile aralarındaki ilk bağı kopardı ve onları kişileştirdi. http://dunyalilar.org/psikolojik-ahlaki-bir-sorun-olarak-itaa...
hqdefault-1.jpg
Ermeni Soykırımı’nda Çerkes Çeteleri Çerkes eliynen kanlar döküldü…1 Bu metin Kafkas Vakfı’nın organize ettiği “Geçmişten Bugüne Osmanlı ve Türkiye Siyasetinde Çerkeslerin Rolü ve Gelecekteki Siyasi Tavrımız” panelinde Kafaksya Forumu adına yapılan sunum için hazırlandı. Bu sebeple formatı bir makaleden çok bir sunum şeklinde. Konu genel hatlarıyla anlatıldı ve pek çok örnek olay aktarmak zorunda kalındı. Bu metnin Kafkasya Forumu olarak bizim açımızdan önemi bir irade beyanı niteliğinde olmasıdır. Bu konu üzerinde daha ciddi çalışmalar yapılması dileğiyle. ********** 19. YY Osmanlı için biraz da geç kalınmış, pratik çözümleri hedefleyen kimlik yaratım sürecidir. Bu dönemde geniş çaplı ihtida hareketleri, geçmişten beri sürekliliğini koruyan tehcirler, büyük oranda mülk dışından gelen Müslümanların yerlileştirilip, “ilay-ı kelimetullah” adına motive edilmeleri gibi örneklere sıkça rastlanmaktaydı.http://www.gusips.net/columns/8466-ermeni-soykiriminda-cerkes...
DİASPORA ERMENİ “SÖZEL TARİHİNDE” ÇERKESLER “…28 Haziran gecesi sabaha kadar Kırdagom, Hasköy ve Hunan’ın büyük ahır ve samanlıklarının içinde on-on iki bin Ermeni kadın, çocuk, yaşlı ve genç alevler içinde yanıp kömürleşti. Aynı gece Şeyh Hazret, Musa Bey’in iki kardeşi Khasum ve Nırho beyler, Avran ve çevresindeki köylerde Koloto Zuber ve Çeçenler, Aziz Karapet taraflarında Raşit Efendi ve Ziyaret müdürü, Kızılağaç ve çevre köylerde Fatkanlı Sleman Ağa, şehrin çevresinde ise Çeçenlerin genel komutanı Muş ittihatçılarının önderi Falamaz Ağa, jandarmaların da katılımıyla aynı operasyonları her yerde tekrarladılar. Pazartesi sabahı ovanın hiçbir yerinde artık hiçbir canlı Ermeni hareket etmiyordu. Sadece yakılan köylerin üstüne koyu bir duman çökmüştü, bizim dağlarımıza kadar ulaşan yanık et kokusu atmosfere dağılmıştı…” Yeğnazar Karapetyan’ın Tanıklığndan Alıntı/1886 Sasun Doğumlu “…Bizi katletmeye götürdüklerinde 1915 yılının Haziran ayındaydık. Kürtler oraklarla geldiler; hasattan dönüyorlardı.Bizi Çeçenler götürüyordu. Bingöl Dağı’nın yamaçları çiçekler ve ağaçlarla kaplıydı. İtoğluit Çeçenler bizi vadiye götürdüler. ‘Siz burada kalın. Sabah Veranşah şehrine gidersiniz’ dediler. http://www.gusips.net/columns/6149-diaspora-ermeni-sozel-tari...
18.13: Acun Karadağ: Nuriye ve Semih tutuklandı! http://www.kizilbayrak2.net/ana-sayfa/guendem/haber/nuriye-gu...
Yanlış haber. Edit: Tutuklandılar. ‎· madwitch
HPG: 9 asker öldürüldü, 1 ajan cezalandırıldı https://anfturkce.net/kurdistan/hpg-9-asker-oelduerueldue-1-a...
17.50: Gülmen ve Özakça için Sakarya Caddesi’nde toplananlara polis saldırdı, gözaltılar var http://www.kizilbayrak2.net/ana-sayfa/guendem/haber/nuriye-gu...
Savcıdan Gülmen ve Özakça’ya ‘akıl almaz’ sorular http://www.kizilbayrak2.net/ana-sayfa/guendem/haber/savcidan-...
Çerkes Ethem, 1915/16 ve Çerkesler Çerkes Ethem konusunda birşeyler araştırmaya başladığınızda, karşınıza sadece „Milli Mücadele“ dönemi çıkar. Çerkes Ethem´in anılarının bile olup olmadığından, yazdı ise doğru olup olmadığından bile emin değiliz. Ama Çerkes Ethem ve ağabeyi Reşit ve Tevfik gerek Birinci Dünya Savaşı´nda gerekse „Milli Mücadele“ döneminde somut bir vaka. Çerkes Ethem konusunda beni ilgilendiren daha çok 1914-18 dönemi. Yani özellikle Ermeni tehciri dönemi. İtiraf etmeliyim ki bu konuda çok fazla kaynak olduğunu söyleyemem. Tabii ki Teşkilatı Mahsusa gibi „gizli“ teşkilat hakkında belge bulmak o kadar kolay bir iş değil. Belki Teşkilatı Mahsusa şeflerinden Hüsamettin Bey´in 1928 yılında Genelkurmay Başkanlığı´na teslim ettiği kilitli ve her tarafı çivilenmiş sekiz sandıkta birşeyler bulunabilir. Çerkes Ethem´e ait olduğu iddia edilen anılarda şöyle bir bölüm vardır: „Birinci Dünya Savaşı´nın ilk senesinde büyük kardeşim Reşit Bey´in, kendi başına askeri ve politik amacı olan, Kürtlerden ve başka milletlerden toplanmış Teşkilatı Mahsusa kuvvetleri ile Ruslara karşı, daha sonra İran´ın güneyinde İngiliz bölgesinde ve Efgan sefer heyetinde bulundum. Pek uzun sürecek olan bu maceralardan bahsetmeyeceğim.“ http://gecenotlari.wixsite.com/gece-notlari/single-post/2017/...
Bu OHAL beni çıkarır. Belki torunumu da... Washington seferinden dönen Cumhurumun Başkanı, ayağının tozuyla TÜSİAD seferine çıktı. TÜSİAD’ın en yüksek organı sayılan Yüksek İstişare Konseyi toplantısında Türkiye’nin en iri kıyım işadamlarına, işkadınlarına konuştu. TÜSİAD Başkanı’nın ölçülü ve utangaç açış konuşmasındaki OHAL’in kaldırılması dileğine okkalı bir cümle ile karşılık verdi. Aslında baklayı ağzından çıkardı: “Her şey huzura, refaha kavuşmadan OHAL’i kaldıramayız.” Buyrun buradan yakın. Demek ki OHAL hiç kalkmayacak. En azından beni çıkaracak. Torunum OHAL’siz bir Türkiye görür mü? Emin değilim. http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/745038/Bu_OHAL_beni_c...
Tahir Elçi Parkı ve Demirtaş’ın mesajı AKP’si, CHP’si, MHP’si, MHP’nin muhalifi birçok konuda ayrı düşse de, konu Kürt meselesine, Kürt kimliğine, siyasi temsiline gelince tek vücut oluveriyor. Van'ın Çatak Belediyesi'ne kayyım olarak atanan İlçe Kaymakamı Hacı Asım Akgül, insan hakları savunucusu avukat Tahir Elçi'nin adının verildiği parkın ismini değiştirmiş. Tahir Elçi sadece insan hakları savunucusu bir avukat değildi, aynı zamanda bir Kürt’tü. Kürtlüğünün ayırdında olan, bu kimliğine ve kültürüne sahip çıkan bir insandı. Zaten coğrafyasının kültürel zenginliğine sahip çıkmak amacıyla Dört Ayaklı Minare önünde düzenlediği basın toplantısı sırasında katledilmişti. Bir çoğumuz için Elçi’nin ölüm fermanı CNN’deki programda dile getirdiği ‘‘PKK terör örgütü değildir’’ sözlerinden sonra imzalanmıştı. Tıpkı Hrant Dink’in Ermenilere yönelik zehirli kan yazısında olduğu gibi…https://www.artigercek.com/tahir-elci-parki-ve-demirtas-in-me...
AKP'nin İslamcı soslu Kemalizm'i AKP hükümeti gaspettiği belediyeler, Kürdistan’a atadığı valiler, kaymakamlar, devşirdiği çakma Kürtler üzerinden Kemalizm’in eksik bıraktığını tamamlamaya çalışıyor. DBP’li 103 belediyeden 83’üne kayyum atanmış. Atanan kayyumlar işi gücü bırakmış Kürtlere ait ne iz varsa bu belediyelerden silmek istiyor. Türklük ve İslamcılık adına ne varsa bu kayyumların marifetleri arasında görebilirsiniz. Kürt çocuklarını Türklük kokan, her tarafıyla red, inkar ve asimilasyona hizmet eden merkezlere taşımalar; Kürdistan’da belediyelerce açılan çocuk, kadın ve eğitim merkezlerini sadece İslamcı yetiştiren birer fabrikaya dönüştürmeler; televizyon, gazete ve dergilerinde “deniz görünce göklere uçan Kürt çocuklarını resmederek” insanların onuruyla oynamalar; “hepsi yoksul ve cahil” diyerek “medeniyet taşıdıklarını” iddia etmeler... Daha neler var neler... Tüm bu çabalar akla sadece 1925’lerin Türkiye’sini getiriyor. Yeni bir toplum inşa etmek için yola çıkanlar o yıllarda işe yeni kemliğin inşası ile başladılar. Bu kimlik Türklük’tü ve Türk olmayanlara sadece kölelik hakkı tanınıyordu. Herkes Türk oldu, Türk ettirildi. Türklüğü içine sindirmeyen, reddeden, mücadeleyi hiçbir zaman bırakmayan Kürtlere de kölelik ve bu köleliğin eziyeti, cefası, ölümü, katliamı kaldı. https://www.artigercek.com/devran-bitmedi-ki-donsun?t=1495401697
Tayyip'in haşhaşiler diye hakaret ettiği,İslamın onurlu,asi,komüncü çocukları,Karmatiler kimdir? https://resistancehonorable.blogspot.com.tr/2016/11/tayyipin-...
AKP'den 73 gün sonra açıklama: Açlık grevi dinimize aykırı! http://sol.org.tr/toplum/akpden-73-gun-sonra-aciklama-aclik-g...
-Ateizm, insanları, dışadönük bir ahlaki erdem sağlamada yol gösterebilecek olan sezgiye, felsefeye, doğaya saygıya, yasalara ve saygınlığa yöneltirken, din bunu yapmaz. Batıl inanç bütün bunları parçalarına ayırıp insanlığın zihninde mutlak bir monarşi kurar. -Sıradan şeyleri mucizelere dönüştürmeyin; mucizeleri sıradan şeylere dönüştürün. -Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır. -Bilginin kendisi güçtür. -Francis Bacon
19 Mayıs Bayram değil, SOYKIRIMDIR ''1894 yılında Abdülhamit’in Ermenilere yönelik katliamlarıyla başlayıp, 1915’te İttihat ve Terakki, Kemalistler yönetimi tarafından 1,5 milyon Ermeni ve 300 bine yakın Süryani’nin hayatına mal olan Büyük Hıristiyan Soykırımı’nın son etabıdır Pontos Rum Soykırımı.'' Cumhuriyetin 100. yılı yaklaşırken bunca zamandır baskı, yasak, asimilasyon ve katliamlarla saklanan gerçekler bir bir su yüzüne çıkıyor. Tıpkı, ‘19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı‘ olarak yutturulmaya çalışılan tarih gibi.. Diğer bir deyimle Atatürk bu tarihte Samsun’a çıkar ve günümüze, AKP-Erdoğan yönetimine kadar devam eden bir soykırımlar tarihi devam ede gelir.. Yani Abdulhamit’ten bu yana olayların akışına kabaca bakıldığında dahi bu devamlılığı görmek hiç zor değil. 1894 yılında Abdülhamit’in Ermenilere yönelik katliamlarıyla başlayıp, 1915’te İttihat ve Terakki, Kemalistler yönetimi tarafından 1,5 milyon Ermeni ve 300 bine yakın Süryani’nin hayatına mal olan Büyük Hıristiyan Soykırımı’nın son etabıdır Pontos Rum Soykırımı. Hemen akabinde Qoçgiri, Ağrı, Zilan, Şeyh Sait’lerin idamı, Dersim Soykırımı, 6-7 Eylül olayları, gayri müslimlerin mallarının ve iş yerlerinin yağmalanması, Maraş, Kırıkhan, Elbistan, Malatya, Çorum, Sivas, Gazi vb Alevi katliamları. M. Kemal’in Samsun’a çıkış tarihi olan 19 Mayıs 1919’dan 1924’e kadar 350 bin Pontos (Karadeniz) Rumu katledilmiştir. http://rojevakurdistan.org/guendem/25105-19-mayis-bayram-degi...
potnus_rum_katliami.jpg
Newşirwan Mistefa son yolculuğuna uğurlandı newsirwan mistefaGoran Hareketi lideri Newşirwan Mustafa bugün Süleymaniye'deki Gırdi Zergete'de son yolculuğuna uğurlandı. Mustafa'nın naaşı bu sabah saat 07:00'de Süleymaniye Büyük Şehir Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından evinin bulunduğu Gırdi Zergete'de saat 10.30'da toprağa verildi. Newşirwan Mustafa'nın cenaze töreninde, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK), Kürdistan İslami Birlik Partisi (Yekgırtu), Kürdistan Topluluk Partisi (Komel) ve Goran Hareketi'den yetkililer konuşma yaptı. Cezaze töreninde ayrıca Irak Yüksek İslam Konseyi Başkanı Ammar Hakim de konuştu. Newşirwan Mustafa'nın cenaze töreninde partililerin yanı sıra çok sayıda siyasetçi ve yurttaş hazır bulundu. Taziyelerin bugün Süleymaniye merkezdeki Ahmed Haci Ali camiinde, yarın ise Erbil'de kabul edileceği öğrenildi. http://rojevakurdistan.org/kuerdistan/25100-newsirwan-mistefa...
20 Mayıs 1795: “Baldırı Çıplaklar”, 1793 Anayasası'nın uygulanması için mücadele ediyor 1871 yılında Paris Komünü yaklaşırken, sokakları dolduran binlerce işçi ve emekçi, hayatını çalışarak kazanan insan iş, ekmek ve özgürlük talep ederken, burjuvazi onları "bir avuç Baldırı Çıplak" diye aşağılamaya çalışıyordu. http://marksist.org/icerik/Tarihte-Bugun/7138/20-Mayis-1795-B...