Boşluk beni eziyor diye değil, ama beni tiksindiriyor, bıktı­rıyor, itiyor, yeryüzü küçüklüğümü sanki bana duyurmaya yetişmiyor mu? Yıldızlı göğün beni ezen meydan okuyuşu sonsuz, küstah, utandırıcıdır. Elektrik ışığının gezici atomları gibi gözlerime görünen bu milyonlarca güneşin benimle ne alıp veremediği var? Benden ne istiyorlar? Ne işime yarıyorlar? Ve niçin bu binlerce yıllık ışıklar, her akşam, şu karanlık köşeciğimde günlerimin kısalığını bildirmek için gelip beni aşağılarlar? Gök ebedi ve çekilmez bir küstahtır. Yıldızlar beni tanı­maz ve ben, onları veya onlara karşı ne yapabilirim? Aramızda kaç binlerce ışık yılının olduğunu, aydınlıklarının yere ulaşabilmesi için kaç asır lazım geldiğini öğrendiğim zaman, kuduruşumu bir hesap kalıbı içine dökmekten başka bir şey yapamadım. Giovanni Papini