Duanın gücüne inanç mucizelere ve Tanrı'ya bel bağlamaktır Seyfi Cengiz Demokratik fikirleri ve idealleri savunmak önemlidir. “Demokratik tepkiler”, tabiatı gereği, seküler bir dil ve ideoloji ile birlikte giderler. İslamcı bir rejime karşı mücadelede bu nokta özellikle önemlidir. Bunun yerine din dilini, yani andaki rejimin dilini ikame etmek, bir gerilemedir. İnkar edilse de, “geri bir adım”dır bu. HDP’nin yarın Diyarbakır’da bir parkta halkı birlikte namaz kılmaya ve barış için dua etmeye çağırması üzerine söylüyorum bunları. İslamcı bir rejime karşı mücadelede bu yöntemlere başvurmak, ibadet biçimlerini eylem biçimlerine dönüştürmek, sağlıklı bir gidişat değil. Bu tür eylemlere “demokratik” bir anlam yüklenemez. Duanın gücüne inanç, kerametlere, mucizelere inançtır. Kerametlere ve mucizelere inanç ise, halkın gücüne değil, tam 175 yıl önce Feuerbach’ın dediği gibi, bir Tanrı’ya (bir evrensel ruha) inançla aynı şeydir. Bu gibi inançların demokratik mücadeleye bir yararı dokunmaz.

2015-2016 Mokum.place