Akademi: Çek Ellerini Devrimci Felsefenin Üzerinden! Filozoflar, batılı küresel rejim tarafından susturuldu; birçok büyük, modern felsefe kitlelerden gizlendi. Geriye yüzeysel, etkisiz, yersiz ve anlaşılmaz bir felsefe kaldı: çok küçük sayıda entelektüel snobun uğraştığı modası geçmiş, aptalca bir teorik alan. Felsefe önceleri, insanlığın entelektüel edinimlerinin içinde değeri en yüksek bir mücevher gibiydi. Daha iyi bir dünya için verilen mücadelelerin neredeyse tamamında bir öncü kuvvet gibi yer alıyordu. Gramsci bir filozoftu ve Lenin, Mao Tse-tung, Ho-Chi-Minh, Guevara, Castro, Frantz Fanon, Senghors, Cabral, Nyerere ve Lumumba da keza öyleydi. Ve bunlar, bizim saydığımız yalnızca birkaç isim. Düşünürlük, filozofluk; antik Çin, Japonya, hatta batının bazı bölgelerinde en çok saygı duyulan ‘meslekti’. ‘Normal’ olarak gelişen tüm toplumlarda bilgi, maddi servetten ya da çıplak iktidardan çok daha değerliydi. Antik Yunan ve Çin’de halk, filozoflarının çoğunu anlayabiliyordu. Dünyayı anlama ve yorumlama arzusu hiç de ‘ayrıcalıklı’ bir durum değildi. Filozoflar halkla, halk için konuşurdu. http://mamasyria.blogspot.com.tr/2016/03/akademi-cek-ellerini...