İstanbul’a geldikten sonra buranın tarihini araştırmak istedim, malum koca bir manastır ama tek bir Ermeni dahi yok ve hiçbir restorasyon çalışması yapılmıyor. Biraz araştırınca hemen o garip haberi buldum. Aslında Varagavank Manastırının ve hatta tüm köyün tapusu Fatih Altaylı’nın üzerineymiş. Ona da ölen dedesinden miras kalmış. Buranın restorasyon işlerinin yapımı tapuya kalınca ortaya çıkmış bu durum.4 Röportajda şöyle diyor Altaylı “Kilisenin tapusu bende. Dedeme aitti orası. Dedemden babama kaldı, babam ölünce de bana kaldı. 40-50 yıl önce dedem oradaki kiliseleri tamir ettirmişti yıkılmasın diye. Bir daha kimse ellemedi, öylece kaldı. Köy de bize ait. Ama ne gidiyorum ne görüyorum, haberim yok. Van’a uzun süredir gitmedim. Bu olaydan da sizin sayenizde haberim oldu.” Ne garip değil mi bir kilise hatta bütün bir Ermeni köyü bir Müslüman-Türk’ün malı. Bu sadece Van’ın bir köyündeki durum, bunu bütün bir memlekette düşününce neler geliyor insanın aklına. Kocaman bir coğrafya, kaba tabirle ama bu tabir çok yakışıyor ülkeyi yönetenlere ‘Kapanın elinde kalmış’. Aslında tarihi biraz incelediğimizde bu tarz yapıların bir devlet politikası olarak seçilerek paylaştırıldığını görüyoruz. http://mamasyria.blogspot.com.tr/2016/05/acsn-hissetmedigimiz...