… Elden Kayıp Gitmekte Olan Bir Gezegen! Fikret Başkaya’nın son kitabı, sadece egemen kapitalist sistemi, neo-liberalizmi, kapitalizmin yol açtığı ekolojik yıkımı eleştirmekle kalmıyor, anlayışlarımızla, yaşam tarzımızla, kör inançlarımızla, tüketim alışkanlıklarımızla, aşağılık komplekslerimizle, düşüncesizliklerimizle, sorumsuzluklarımızla, bencilliklerimizle vb. bu yıkıcı sisteme bilmeden de olsa katkıda bulunan bizleri de eleştiriyor. Doğru da yapıyor. Çünkü, bilmeliyiz ki, yukarıda sayılan sorumsuzluklarımız nedeniyle “kabahatin çoğu” bizde. Böylece Başkaya, solun geleneksel popülist tarzından da köklü bir şekilde ayrılmış oluyor. Özellikle Komintern’den bu yana sol, sadece sömürücü sistemi eleştirir ve suçlar, sömürülenleri ise över, hatta pohpohlardı. Sömürü düzeninin baskısı altındaki “kitleler” bir kere bu baskıdan kurtulsunlar ne harikalar yaratacaklardır! Aslında bu, insanlara gerçek anlamda güvenmeyen, onların gerçek özne olduklarına inanmayan, sadece desteklerini almaya çalışan burjuva politikacılarının tarzıydı. O kitleler bir kere desteklerini vermeye görsünler, anında unutulur, hatta yeni efendiler tarafından baskı altına alınırdı. İşte Başkaya, daha önceden bildiğimiz, lafı gevelemeyen, dobra tarzıyla müthiş zor ama aynı zamanda son derece gerekli bir iş yapmış ve kapitalizmle birlikte, onun yaşamının uzamasına meydan veren bizleri de eleştirmekten geri kalmamış. http://m.gelawej.net/index.php/yazarlar/konuk-yazarlar/2476-e...