ANADOLU ALEVİLİĞİNİN ANTİK KÖKLERİ Anadolu Aleviliği ve Bektaşi inanışlarının tarihsel derinliklerinin, incelenmesi, yorumlanıp sorgulanması; üzerinde yaşadığımız coğrafyanın anlaşılması/anlatılması demek olacaktır. Anadolu sadece siyasal tarihin kavşaklarında önemli bir coğrafya değil, aynı zamanda dünya teoloji (din bilimleri) tarihçiliği açısından da önemli bir coğrafyadır. Anadolu inanışları heterotopyasının (homojen olmayan) yansız anlatılması, bugün yaşadığımız fikir/bilgi ayrılıklarının son bulması demek olacaktır. Nitekim, Anadolu inanışları, antik çağlardan günümüze değin yansız yorumlanamamış, bilgi aktarımı ise Avrupalı oryantalist tarihçilerinin (doğu bilimleri) sansürleri ile gerçekleşebilmiştir. Anadolu tarihinde ‘yaşanmış ve bitmiş gözüyle’ anlatılan kültürel zenginlikler bu sansürün en önemli kanıtıdır. Bizler biliyoruz ki; koruyup taşıyabildiğimiz renkleri/bilgileri kullanarak kültürel bir tablo yaratıp anlatabileceğiz. Bu tablonun en dominant figürünü, yaşanmış ve bitmiş gözüyle göremiyor, açıklayamıyoruz. Kendimize cahil kalıyoruz. Alevilik ve Bektaşilik figürünü görüp tanıyabilmemiz, tablomuzdaki önemini fark edebilmemiz, tarihte kapatılmış sayfaları açmakla mümkün olacaktır.http://westernarmeniatv.com/tr/history/turkish-anadolu-alevil...

2015-2016 Mokum.place