Toplumcu gerçekçilik ve Rıfat Ilgaz "Sanat, insanın kendi doğasının faaliyetidir"* tinsel ya da sanatçıya vahiy edilmiş bir şey değildir. Sanat bizzat insanı insan yapan emeğin "yabancılaşmamış görüntüsüdür."** O, tarihsel birikimden ayrı, toplumsal sınıflardan kopuk bir yerde değildir. Bulutların üzerinde ve sadece kendisi için olma kaygısında da değildir. Toplumsal bilinci ve yaratıyı şekillendiren çağın ürünüdür ve sanatçı da sanat eseri de var olduğu çağa karşı toplumsal sorumluluğa sahiptir. Yaşadığımız topraklarda bu sorumluluğu yerine getirmeye çalışan sanatçılardan biri de Rıfat Ilgaz'dır. Romancı, öykü yazarı, oyun yazarı, şair ve aynı zamanda bir eğitimci olan Rıfat Ilgaz sanat yaşamı boyunca toplumsal düzendeki bozuklukları eleştirel olarak eserlerine yansıtmıştır. Kitapları toplatılmış, oyunları sansürlenmiş, yazdığı kitaplar için hapis yatmıştır. Marksist ideolojinin sanatçıya ve doğal olarak da onun yaratısına yansıması olan toplumcu gerçekçi sanat anlayışının bedellerini ödemiştir. Rıfat Ilgaz sanat anlayışının tarafını en yalın bir şekilde şu sözleriyle ifade etmiştir; "Ya ezenden yana olacaksın ya da ezilenden! Bu işin az şekerlisi çok şekerlisi olmaz." http://www.kizilbayrak1.net/ana-sayfa/kueltuer-sanat/haber/?t...