içinde barındırdığı bütün manalarıyla ev benim için hep en sevdiğim yer olmuştur. Ev belleğimizdir bizim. Tarihselliğimizi kurduğumuz ilk yer. Dünyaya, dışarıya hazırlandığımız, bazen ondan saklandığımız. Güvenli kucak. Yuva. Yaralarımızı sardığımız, iyileştiğimiz; ayıplarımızı, eksiklerimizi sakladığımız, kendimizi koruduğumuz, ötekine misafir olduğumuz, misafir ağırladığımız. Ruhun köksaldığı, kökensel olanla öpüştüğümüz, yanak yanağa uyuyup rüyalar gördüğümüz döşeğimiz. http://kulturservisi.com/p/ev-dunyaya-acilan-pencere
İnsan ağır silahlar altında evini bırakıp gitmek zorunda kalmışsa dünya ile olan kökensel bağını kaybetmiş demektir. Nereye giderse gitsin dünya artık onun için güvenli bir yer değildir. Savaşlarla, şiddetle insanın insana ettiği budur. ‎- Qromazov Kardeşler Bakkaliyesi
Hafıza zamanla değil en çok mekânla kurulur. Akan kontrolsüz zamanda insan mekânla kurduğu ilişki sayesinde kaybolmaktan kurtulur. Hikâyesini mekânlarla kurar. ‎- Qromazov Kardeşler Bakkaliyesi
@sivrez: ben yıllardır istanbul'da biryerlere gitmekten vazgeçtim. mesela beyoğlu'na hiç gitmiyorum, orada hissettiğim yabancılık duygusu, sürekli parçalandığını hissettiğim geçmişim panik halinde uzaklaşmama neden oluyordu. değişen yollar, sağına soluna baktığına rastgele yerleştirilmiş binalar kaygı veriyor yıllarca yaşadığım şehirde. ‎- leyla
@leyla İstanbul'daki değişim huzursuz edici, ürkütücü geliyor bana. Ama asıl huzursuzluğum beni ben eden mekandan zorla koparılmış olmamdır. Ruhumun köksaldığı, kökensel olanla öpüştüğüm, yanak yanağa uyuyup rüyalar gördüğüm döşeğimi kaybetmiş olmam... Bu yüzden bu kentin her yerinde hep yabancılık duygusu yaşadım, yaşıyorum. ‎- Qromazov Kardeşler Bakkaliyesi