çay ve felsefe!!- "yoksulların fincan gözlerini "konuşacağız şimdi.) yanaşın:) http://neferteti-neferteti.blogspot.com.tr/2015/12/yoksullarn...
Evet bildinz yine entelleşme sürecine girdim!. Bu esnada "paris sıkıntısı" diye bilinen anlı şanlı fransız BAUDELAİRini şiirciğini karıştırıyorum. Aha! bakın ne buldum! Yoksulların gözleri!. ‎- neferteti
Şair sevgilisiyle-- devir o devir; 1800 filan--- parisin, bir kafeciğimde oturup, sevgilsinin gözlerine dalmışken o esnada, sokaktan bir yoksul aile geçer ve azcık duraksayıp bu mutlu mesut çifte ve hayatlarında ilk defa gördükleri kafeye, bakarlar. Minik oğlan kıvançla bağırır! İşte bizim gibi olmayanların gireceği bi ev! O esnada Baudelair "yoksulların gözleri" adlı şiyirciğini terennüm ederken sevgilis büyük bi hışımla hömkürür! Müdüre söyleyin alsın, bu fincan gözlü insanları gözümüzün önünden!! ‎- neferteti
Oysaki, naif, şair ruhu Baudelaire o kısacık, anda, yoksulların gözlerinde, "kırgınlık" keder" ve imrenme gördüğünü ifade edecektir en sevdiğine:)O esnada, bir düşünce felci geçir de; aşık olduğu hatunun aşkından böylece şüpheye düşer:))ha ha..çok hoş.) ‎- neferteti
Ama efendim mevzu o değil; bakın mevzu ne? Zaman fırlayıp, yaklaşık ikiyüzyıl sonra da, durunca, günümüzün en iyi ekonomist analizcilerinden J.K.Galbraite dedem "kuşku çağı" adlı kitapçığında, dengesiz gelir dağılımının bir noktadan sonra, yoksuların gözlerinde kin ve nefrete dönüşeceğini dolayısıyla"kinizmi" doğuracağını ifade eder:)danger!!! ‎- neferteti
Bak şimdi insafsıza! Peki ne oldu da; yaklaşık iki yüzyıl sonra yoksulların gözlerindeki, keder, miinnet ve imrenme, kine ve öfkeye dönüştü? İşte bu bi muamma.Ama kesin olan şudur ki; gününümüzde ,bu öfke ve kinle doyurulan guruh, terör örgütlerini besliyor:)) net! İşte asıl mevzu bu:)) Neferteti mazlum halkını selamlar... ‎- neferteti
hop ‎- neferteti