sabah okumaları:)))--NEVA BULVARI’NDA AŞK--hımm..missssssss
Neva Bulvarı’ndan güzel bir yer yoktur” diye başlıyor bu hikâye. Ah o bulvar, ne alımlı ne fettan bir dilber edasında. Günümüzün Beyoğlu’na ne kadar çok benziyor. Sinekkaydı traşlı, kaytan bıyıklı yakışıklı adamlar, bu adamların nazarlarını üzerine çeken canlar canı kadınlar, gösterişli kupa arabaları… Nelere kadirsin sen ey Neva Bulvarı! Garibanların bile, sana çıkıp iki tur atmaları yeter, gönüllerinin şenlenmesi için. Kaldırımların ne denli özenle süpürülürse süpürülsün, Tanrım, ne çok ayağın izi görülür üzerinde! Gogol’un coşkulu anlatımıyla kendinizi tam da Neva Bulvarı’nda bu güzelliklerin içinde bulursunuz. Ne kadar da renkli şu Neva Bulvarı dersiniz içinizden ‎- neferteti
Bazen aşk sadece düşte yaşansa daha iyidir. ‎- neferteti
Keşke hiç olmasaydın şu dünyada, keşke sana hiç rastlamasaydım, keşke canlı bir varlık olacak yerde esinli bir ressamın yarattığı bir tablo olsaydın. O zaman resminin önünden hiç ayrılmaz, sonsuzcasına sana bakardım…öper, öperdim seni. Sonsuz bir güzel düş gibi seni yaşar, seni solur ve…mutlu olurdum. Başkaca hiçbir isteğim olmazdı hayattan. Uyurken, uyanıkken koruyucu meleğim olarak seni çağırırdım. Oysa şimdi… Ah ne korkunç bir hayat bu! Yaşıyor olmanın ne yararı var?! Bir delinin yaşamının, ailesi ve bir zamanlar kendisini sevmiş dostları için hoş bir yanı var mıdır? Tanrım bu nasıl bir hayat böyle! Düşlerle gerçeklik hep çatışma içinde!” ‎- neferteti