Şimdi, Ahmet geldi desem; , inanmazlar bana. Ahmet kim diyecekler, gözler ne renk?Rabba da inanmaz onlar! Varlığına deliller ararlar sürekli. Yokluğuna deliller gösterebilir misniniz peki? hiç bi delil bırakmadan gitti Ahmet!:
Hava kararınca gelir belki yine (: ‎- bekçibekir
yok bu gece dönmez artık:( gökyüzü kapalı:(yıldızsız,:( gelse bile ben göremem onu:( bazen öle oluyo işte, o orda, ben burda ama göremiyoruz birbirimizi:(çok feci.( ‎- neferteti
Fısıldadı kulağıma; Ahmet diye bağırdım!! geldin mi? Zamanın kapısını aralayıp, öylece baktı bana. Gelip oturdu soframa. Onca zaman sonra, ne kadar bilmiyorum, kaç ışık yılı geçti saymadım; bana söyleyeceğin bi şey var mı dedi. ‎- neferteti
Seni bulmadan öleceğim sandım Ahmet! Zamanım azalıyor! Ne kadar zamanım kaldı, ölüm yolculuğuma, allah bilir. Nerelerdeydin? demedim de; -Evet dedim. çöpü boşalt. Yine boşaltmadan gitmişsin! ‎- neferteti
Sol eliyle kafasını kavradı. Sonra iki elinin arasına aldı. Sert bi şekilde okşadı. Sinirlenince böyle yapardı hep. Sevilmek istiyorum ama, beni kimse sevmediği için, kendimi seviyorum diyordu bence:)) İşte böylesin sen dedi! Ben bi astrofizikçiyim! Onca yoldan geldim; belki de yeni bi galaksiyi keşfettim; kaç nebula gördüm, bi karadeliğe düşecektim, az kaldı içine çekiyordu beni, ruhunun derinliklerine. Ama senin tek derdin; çöpü boşaltmam!!! ‎- neferteti
Boşuna uğraşıyorsun Ahmet dedim; nefesini boşa tüketme; kendine anlamlar yükleyerek, yücelemezsin. Yeni bi galaksi bulmuşmuş! Ne bulduğunu bile bilmiyorsun. Belki de; insanlığın sonunu getirecek düşmanımızı buldun! Belki de dünyamızı yok edecekler. Uzayın Amerikasını keşfettin ama onlar Kızılderililer olmayabilir! Bi şey keşfettim diye böbürleniyorsun her zaman! ama ne ? ya kötülüğü keşfetmişsen? Pandoranın kutusunu mu açtın? Ne keşfedersen keşfet diye bağıdım ona; Çöpü boşaltacaksın! Bu bizi eşit kılacak; bana gökyüzünden bakmanı istemiyorum! ‎- neferteti
Sonra oturdu yanıma; böyle kızgın olduğunda, sakin olmaya çalışıp becermemesi hoşuma gider; dokundum saçlarına, kırlaşmış kısacık saçlarına, ensesine, kulağının hemen arkasındakilere, ‎- neferteti
Ve fısıldadım kulağına; kuşlar uçuyor, kervanlar geçiyor, bir iğne deliğinden:) çarşılar kuruluyor, sarayları, oyuncak insanları, karınca şehirler, zamanları gördün mü, bir iğne deliğinden. sakinleşti baktı bana; dokunmaman gerekirdi dedi; biliyorsun. Değdi ama dedim; gözlerinde gittiğin tüm galaksileri gördüm.)) ‎- neferteti
Ve bi besmelelik zamanda yok oldu; dokununca ‎- neferteti