Bir sayısalcı hastalığı olarak 'rakamsallaştırılamıyorsa yoktur'culuk.
'bir sayısalcı hastalığı olarak sayısalcı-sözelci ayrımı'ndan önce mi sonra mı girsem? ‎- otisaga
odtünün en sikim mühendis harmanlarında bulunurken bir yandan da mütemadiyen sosyal bilimlere, soft saynsa göz kırpmış, ara ara (hatta uzun süre) ciddi yürümüş biri olarak diyorum: asıl sözelciler yapıyor. ‎- nasti
cidden mi? mühendis kafasına denk sayıya dönüştüremezse anlayamama durumu var mı sözelcide? ‎- otisaga
abi sözelcide sayısal değerin ne anlama geleceğini anlamadığı için bir sayıları fetişleştirme durumu var (sayısalcılar az mal demiyorum). mesela odtü felsefe 3. sınıf öğrencileriyle konuş (hedef gösterdim resmen) bu dönem bilim tarihi aldıkları için kopernik devrimi kopernik devrimi diye bülbül gibi şakırlar, implikasyonlarından, bilim tarihi için öneminden bahsederler, ama "kopernik devrimi"nin aslen ne olduğu ile ilgili konuşamazlar. konuşamadılları için mistisize etmişler, SÖZELCİLEŞTİRMİŞLER bütün söylemi :p ‎- nasti
Dahil oldugum tartismaya ithafen mi bu ? ‎- guru
Çok afedersiniz sözelci ‎- Ayı
guru: hangisine? ‎- otisaga
odtü felsefe mezünü olarak nastybuma katılıyorum, aslen mesela dataların ne olduğu konusunda konuşamadıkları konusuna -edit: konuşamamazlık değil, başka bir konuşmaya davet olabilir -katılıyorum maalesef ya, -edit: burada büyük bir yanılgı yaratmak istemem, istatistik eleştirileri sağlam bana göe sosyal bilimlerin- işin ilginci bölümdeki hocaların yarısı mühendis kökenliydi ben ordayken, diğer yarısında da diğer özlem duyulanlar gideriliyor bu da manikdepresif bir hayat yaratabiliyordu ahahah. neyse o biraz dünyayı algılama-anlamlandırma konusunda 'hadi buyrun şimdi bunlarla kafa kıralım' diye bir sürü meseleyi alelacele halletmeye çalışmakla mı ilgili acaba.. bilmiyorum gerçekten, genel olarak bölümün orjinal metinler üzerinden öğrenme çabası takdir edilir-edilmeli bence- ama tuhaf bir şekilde başka bir dantela örülüyor, felsefenin hakkını vermek adına bilimsel meselelerin, felsefe ile doğrudan ilişkilenebileceği daha farklı düzlemlerde konuşulması -ok- sağlanabiliyor, ama sonra nedense o tartışmanın-anlamanın ortada bırakılması çünkü uygulanamaması gibi tuhaf bir durum var, neden bilmiyorum- mühendislerle 2 dk dan sonra bir yarığın etrafında dolaşılıyor, felsefeciler kendi araçlarını da zihinsel olarak tasarlamayı sever, başkasının aracına binecekse birlikte tasarlamakta zorlanıyor sanki, şimdi benim çıkmam lazım, sabah açınca önüme düştü, konuyu değiştirmedim umarım, arada kalsın madem ‎- aralık
Aralık ayılınca tekrar okuyayım, çok sevdim benzetmeleri ‎- otisaga
@hacikenks gelsin, sözelcilerin buna nasıl özendiğini anlatsın ^_^ ‎- feliz