şunu düşündüm, o geçen aytaç ars tacizi konusunda adamın üslubunun dandikliği ile tacize meyyalliği arasında bir uyum var
hangisi hangisini yaratmış, ikisi mecburen mi aynı anda mı geliyor, emin değilim ‎- otisaga
emin olduğum bir şey var: üslubu o kadar tırt (uyumsuz) biçimlendirmiş olmasaydı tacizi kesinleştiren ısrar lüzumuna da girmesi gerekmeyecekti. yani cocky fak yu etitüyd denebilecek bir dil ile girdiğin iletişimden, sırf tutarlılığa saygından (ya da sırf düzenlilik hastalığından) 'pardon' noktasına geçemeyecektin. zaten tüm paylaşılanlarda da o nokta sabit: ısrar var, yarattığı rahatsızlığın sesini duyduğunda da aynı tavır sebebiyle 'fak yu karakterini sürdürmesi' gerekiyor, telafi etmeye yönelik bir çaba da yok. ‎- otisaga
şimdi diyeceksiniz ki: yav işte adam zaten öyleymiş, kendini o edebiyatta, o dilde bulmuş. dili estetik olarak beğendiği için değil, içerik olarak benimsediğinden değil, zaten o dile uyan içerik şeklinde yaşadığından o edebiyatı yapıyor.' ‎- otisaga
diyelim ki: fıtratı böyle. tacizci fıtratta birisi. ya da, psikolojik çerçevede hangi kavram ve tanı denk geliyorsa onunla eşleyelim. tavrının yanlışlığını, ya da yarattığı sorunu, anladığını, ister cezasını çektikten sonra, ister onu dahi beklemeden bu tavrı değiştirmek, yani kendini değiştirmek istediğini, bunun da mümkün olabildiğini varsayalım. ‎- otisaga
bu durumda o edebiyatı, yani kendini ifade etme alışkanlığını, bir anlamda aksanlarını da atması gerekmeyecek miydi? yani ağzının ve düşüncesinin dilinin sürekli fak yu dil'e kaydığını düşünün, bu fak yu dille kendini değiştirme iç sesi nasıl yapabilirdin? ‎- otisaga
yeraltı edebiyatı saunduyla nedamet, oluyor mu? bence olur ‎- otisaga
fikrini en merak ettiğim kişiler: BÜŞRA ve TUĞÇE ‎- otisaga
tabi değiştirilecek bir şey olmadığını düşünelim bir de. yani o geçen paylaştığım taciz tecavüz idaresi yapan abinin dünyasını düşünün. o tarz tacizciyi (ki bunun çoğunluk olduğunu düşünüyorum) aklına mantığına hitap edecek bir çözüm buldun, buldun. bulamadın, işin salt kriminoloji ve hukuğa kalıyor. ‎- otisaga
ama biz yine de değiştirilebilirler grubuna bakalım. ya da ben o kısma bakayım çünkü değiştirilemezlerin nasıl kontrol edileceğini, değiştirilebilirlerin nasıl değiştirilebileceği kadar merak etmiyorum. ‎- otisaga
basitleştireyim: toplumsal kontrolden çok toplumsal değişimle ilgileniyorum. SUÇ MU? ‎- otisaga
solculuk suç mu? der gibi sordum ‎- otisaga
neyse, o değişimin bir yerinde dil olduğuna eminim. şeklin gücünden o kadar emin değilim. bir şekil bir tür içerikle eşleşmiş olsa dahi, yeni bir içeriğin sesi olmaya her zaman hazırdır diyorum. ‎- otisaga
hiçbir bir dil sadece bir tavra ve içeriğe ait olamaz. yaklaşım ve ısrarın dili ve tavrı da değiştirmesi mümkün. ‎- otisaga
Cogu canli cevre sartlari degismedikce risk almaz, radikal degisim gostermez. radikal derken hayatta kalabilme sansinin tehlikeli derecede azalmasi, ornegin kaynak azalmasi, yarisin kizismasi (mating competition), ya da cana tehdit gelmesi. Bahsettigin edebiyata ve meyile sahip insanlar da cevreleri ve yasamsal kriterler aleyhte ciddi degismedigi taktirde degismezler ustelik degisime de karsidirlar. Yaslandikca muhafazakarlasmanin da (conservative) ureme sansinin azalmasiyla cabalamanin manasizlasmasindan, hersey ayni kalsin hic bisi degismesin herkes benim gibi dusunsun, anlayisindan kaynaklaniyor. Tum bunlar genetik kodlarimizda emir olarak bize geliyor. Sadece degisimi her yasta opsiyon olarak goren hatta ustune durduk yere risk alan bireyler bu durtulere karsi gelebiliyor. Zaten insanligi ileri goturen de bu karsikoyus. ‎- teo
Demem o ki bahsedilen kisinin degisime yonelik bir ic ses cikartmasi mumkun degil. ‎- teo
bu imkan var da, ne kadar olası? bilmiyoruz. emsalsiz köklü nitelikli bir değişimden (bir tarihsel ilkten) bahsederken ne zaman nasıl gerçekleşeceğine dair bir olasılığı aslen hiç öngöremiyoruz. bu çok tuhaf, çoğunluk bu tarz yekta bir durumu, dönüşümü henüz dönüşmeden nasıl olabileceğini öngörebileceğini sanıyor. ‎- otisaga
teo: bahsedilen kişi dediğin aytaç ars mı? örneğinden onun gibiler mi? ‎- otisaga
teo: ilk yorumda neden değişime karşı olduklarını gerekçelendirdiğin kısma denk gelemedim sanırım ‎- otisaga
şu anki ruh halim sebebiyle (çakırkeyif) tam anlamamış olabilirim, yarın sabah yine okurum. ‎- otisaga
benim anladığım anlamda solculuğun özetini geçeyim: geçmişte köklü değişimler hep oldu, yine olacaktır, olması da gerekiyor. sağcılığın özeti: NE KÖKLÜ DEĞİŞİMİ YAAA ALLANSEN ‎- otisaga
tarihsel değişimi indirgenebilir bir şey olarak görürsen, bireyler ve toplumlarda da köklü değişimler olabilir, bu değişimler için çalışılabilir de. bu da solculuğun devamı, ya da, kuyrukçusu bir görüş olarak değerlendirilebilir. ‎- otisaga
(buradan devrim kuramına doğru geçecekken durdum, konumuza dönelim) ‎- otisaga
önce dilini tavrını değiştirmesi gerekmez mi? diye düşündüm özetle, sonra da hayır gerekmez sonucuna vardım. dili tavrına etki etmiş midir? diye düşündüm, kesin o da etki etmiştir dedim. ‎- otisaga
aytaç olmadan aytaç gibi yaşamayı arzu etmek arasında bir çelişki var mı? diye düşündüm, yoktur herhalde diyebiliyorum. herkesle yatsın, beğendiği herkese açılabilsin, reddedilmeyi siklemesin. tacize geçmeden durmayı bilsin. istemeden rahatsız ettiğini fark ettiyse? 'kusura bakma, seni tuğçe ile öpelim mi diyerek seni rahatsız etmek istememiştim, sen de isteyebilirsin diye düşünmüştüm. sana bir daha böyle bir şey sormam' dese (kendi yeraltı edebiyatı dili ve tavrıyla yapsa bunu), pişman ve üzgün olsa da affedilmeyi garanti edemeyeceğini kabul etse ne değişirdi? ‎- otisaga
TUĞÇE diye birisi varsa (ki nedense hiç ihtimal vermiyorum) 'bana da aynı şekilde yaklaştı, hiç rahatsız olmadım, bu sayede bugün yakaladığımızı birlikte öpebiliyoruz' deseydi evrensel taciz olmadığı mı kesinleşmiş olurdu, ne olurdu bonus sorum ‎- otisaga
@otis: aytac ars uzerinden yukarida diyelimki diyerek ornekledigin tipten bahsediyordum bahsedilen kisi derken. ben de cakirkeyif oldugumdan tam anlatamamis olabilirim. adam degismek ne bilmiyor ki, hayatinda hic degismek icin adim atmamis, dallama bir edebiyatla taciz sucunu isleyip yaptiginin normal bir davranis olduguna inanma noktasina gelene dek degismediyse bir daha degismesi anca mapusta incili okumasiyla filan olur. degismek nedir bilmedigi icin degisimle ilgili bir ic ses de uretemez. ‎- teo
teo: AHAHAHHAHAHAHAHA ‎- otisaga
karşılıklı çakırkeyfimize güldüm ‎- otisaga
hahaaha maci izlerken bir yandan bu mevzuyu dusundum sayende :) ‎- teo
abi nasıl değişir kısmından ziyade genel değişebilirlik ilk referansım. değişebilirlik mapusta ya da iletişimle varsa, mevcutsa, onu kendi tarafından nasıl değiştirebilirsin olasılıklarını denemen gerekiyor. öngörmek zor çünkü. havadan ağır uçuş imkansız çünkü bu zamana kadar hep başarısız oldu demek gibi bir durum söz konusu olabilir ‎- otisaga
bir de şu: istemeden de olsa taciz etmeyecek şekilde konuşmaya islam kültüründe edep/adap, batı kültüründe etiket mi diyorlar ben mi uyduruyorum? ‎- otisaga
yani sana göre taciz olmaması meselesini öngörerek ortak bir taciz olmayacağı garanti grubu oluşturmalk, o grubun çoğunluğu üzerinden azınlığı 'kural dışı' hareket ettiğinde baskılayacak fiili yasalar bütünü gibi düşünelim. ‎- otisaga
curb your enthusiasm bölümlerinin neredeyse tamamı bu konudaki belirsizliğin üzerinden ilerliyor. manners comedy, manner conscious olmak zorunda olan hizmet sektörü ve kültürü çevresinden, eğitimli şehirli beyaz yakalıya en çok hitap eden mizah biçimi olması tesadüf olabilir mi? ‎- otisaga
degisebilirlik hep var zaten sonucta kafada iki simsek cakmasina bakar. fakat bunyeyi degismek icin cabalamayan biri, ya da cabuk pes eden biri olarak programlamis. simsek cakinca "noluyo yaw" mi diyecek yoksa "hmm" diyip dusunecek mi kararini verecek olan beyin goto cevap olarak ilkini vermeye meyillidir. agir survival sikintisi cekiliyorsa o zaman hayatta kalma guduleri kendisini degisime zorlar. aksi halde nato kafa nato mermer. ‎- teo
larry david'in aytaç ars'laştığı bir bölüm düşünülebilir mi? larry boşandıktan sonra öteki kadınların dünyasına geçer, bu güne kadar çok sıkıcı yaşadığına inanır. sikör tavrıyla konuştuğu zaman bir çok kişinin hemen mukabele ettiğini görünce kontrolden çıkar, eşe dosta tanımadıklarına sarkmaya başlar. reddedilmeyeceğini umduğu birine larry david ısrarıyla haklı olduğunu ispat etmeye çalışınca taciz davası açılır ‎- otisaga
abi takip edememeye basladim mevzu seinfeld'e baglanmadan iznini isteyeyim. ‎- teo
teo: kendi kendime de konuşuyorum arada ‎- otisaga
onu anladim da nezaketten kim olmus. ‎- teo
teo: ya acayip farklı düşünüyoruz bu konuda. bana survival baskısı olmadan da değişim lüzumu hissedebileceğini, bunun da epey sık olabileceğini, düşünüyorum insanların. yani şimşek çaktı ve şimşeğin aydınlatabileceği hiçbir mevcut kazanım, yol, yordam, seçenek yoktu diye düşün, boşa gider o aydınlanma elbette. alternatif sunabiliyorsan, o da ister istemez sunulduğu için biliyorsa, şimşek çaktığında ona da geçebilir sanki. go to 1 deme ihtimali elbette daha fazla var ama zaten hepsini kazanalım diye bir hedef yok. ‎- otisaga
hahahhahaha ‎- otisaga
yav ben zaten konuşuyordum kendi kendime, onun ayrı bir akışı var, ay tot yu vudın maynd ‎- otisaga
kendime otis diye riplay atayım ‎- otisaga
bak bunlar tvitırda hiç olmuyor biliyor mısın ‎- otisaga
ffr bu açıdan çok leşo ‎- otisaga
ve değiştirmemişler adamlar resmen kazanım kabul edip ‎- otisaga
thread oluşturma konusunda en iyisi açık ara feysbuk, orası da fazla kamusal ‎- otisaga
benim icin sakincasi yok abi yardir gitsin ‎- teo
otis: survival baskisi olmadan da degisim luzumu hisseden kisi risk aliyor demektir. risk alan kisi zaten degisime welcome demis kisidir. ‎- teo
teo: survival baskısı olmadan risk alıyor olduğunu düşündüğü bir şeyi değiştirdiğini düşünmek risk almak mı olur, risk azaltmak mı? survival'a değil de genel olarak zararına olan şeyin karşısına faydasına olan bir şey koy, bu da yeterince başlama gerekçesi vermez mi? ‎- otisaga
teo isimli arkadaşa değişim mevzusunda hak verdim (genel) ‎- solange