Uncle Ziya
"metroland" sayesinde nihayet mokum'un en güzel akımlarından birine dahil olabildiğim için çok mesudum. bu mutluluğu bana tattırdıkları için önce @rehavet'e, sonra julian barnes'a, sonra da tüm "neşeli günler" ekibine teşekkürlerimi iletmek isterim. ‎- platonik karamel
ah, heştekin rehavet-hulusi ortaklığının ürünü olduğunu komple unutmuş, @hulusiacek'e teşekkür etmemişim. ona da edeyim hemen hatırlamışken. (zalım hafıza, güvenilmez hafıza) ‎- platonik karamel
"not for profit, not even for effect, simply because it gave him a thrill" resmen hayatımın yarısının ve bazı şeylerle olan ilişkilerimin özeti gibi olmuş, mesela acı biber salçalı kapuska ile olan ilişkim. ‎- Taşak Sutyenlerini Fıydırın
mesela izlanda sagalarıyla olan ilişkim. örneğin, "mesela ve örneğin arasında bir rotasyon uyguluyor olmam". ‎- Taşak Sutyenlerini Fıydırın
örneğin bi zik anlaşılmayan ama heyecandan insanın ayak serçe parmağını seyirten beyaz çay. ‎- Taşak Sutyenlerini Fıydırın
ve tabii ki bütün "son bi kadeh"lerim. ‎- Taşak Sutyenlerini Fıydırın
bir yukarıdaki cümle fazla şiyirsel olmasın diye "tüm" yerine "bütün" kullandım. siz de şiyirselliği "bütün yerine tüm kullanımı"nda buluyorsanız FAV (ama beni bünyesel olarak fav), yok "bütün de bence çok şiirimsi olabiliyor, örneğin 'bütün kumanyaları o durgun piknikçilerin' cümlesinde tüm kullansan belki de bu mısra klasikleşemeyecekti" diyorsanız LAYK (ama beni bünyesel olarak layk). ‎- Taşak Sutyenlerini Fıydırın
yine avantada kalktım masadan, kumar bizim işimiz v_v ‎- Taşak Sutyenlerini Fıydırın
oh, hamdolsun bu feed'den de alfonker sayesinde verim aldım, gözüm gönlüm kaliteli komente doydu. sen çok yaşa alfonker o/ ‎- platonik karamel
"not for profit, not even for effect, simply because it gave him a thrill" resmen hayatımın yarısının ve bazı şeylerle olan ilişkilerimin özeti gibi olmuş --- abi aynen. barnes ağlaklamacısı hep yapıyor bunu yalnız. hatta dur madem aklıma getirdin, göğsüme koç oturtmuş bi alıntısını daha alayım da piç edeyim bu barnes dostumuzun. ‎- platonik karamel
julian, selman ve ben varna oto sanayi'de börek yiyor ve birbirimize şakalar yapıp koh koh gülüyoruz ‎- rehavet
böreği julian bizatihi kendisi yapmış. çörekotlu, peynirli. bu julian evde kalmaz rehavet, ben sana diyim. ‎- platonik karamel
ağbi adam anadan hünerli, bu 87'de bir taze fasulye mücveri pişirmiş arkadaşlarına bütün london hâlâ onu konuşuyor diyollar ‎- rehavet
dört günlük londra ziyaretimde farklı farklı ortamlarda en az altı kez bahsi geçti abi. jülyen'in fasülye mücveri şöyle güzelmiş, böyle güzelmiş. "kendisi benim arkadaşımdır" demeye utandım çünkü bize hiç yapıp getirmedi. "sen tattın mı" diye sorsalar verecek cevabım yok. jülyen'in arkasından "bu nasıl arkadaşmış ki dostlarına bir mücver yapmamış" dedirtmek istemem. ‎- platonik karamel