Ahşap dizaynlı bir kafede oturuyorum. Caddeyi üstten gören bi kafe ve camekandan dışarısı uyuklayan bir yonetmenin filmini andırıyor. Her şey olması gerektiği gibi hareket ediyor ama ben içinde değilim bu filmin. Arabalar, başörtülü şişko kadınlar ve onların eteklerine tutunan yuvarlak kafalı çocuklar. Çöp tenekesini yoklayan yaşlı bir kağıt toplayıcısı ve umursamaz yüzü kendiliğinden filmin ana karakteri. Kel bi kuaförün götü ile doğru orantılı kafası filmin olağanlığına tezat ama yönetmen sikini kaşıyarak uyumaya devam ediyor. Rüyasında genç bir kadının memelerinin orantısızlığının geometrik açıklamasını yapmaya çalışıyor. Kadının yüzü yok! Caddede liberal bir türbanlı, çarşaflı arkadaşına parmağıyla bi yeri işaret ediyor. Koca bi sik işaret edilmiş gibi mahrem bi şaşkınla bakıyor karşıya...